Lokman Hekim’e hastasını tedavi ettiren kişi, “Daha çabuk iyileşmesi için hastamıza ne yedirelim ne yedirmeyelim?” diye sorunca, Lokman Hekim şu cevabı verir; "Acı söz yedirmeyin de, ne yedirirseniz yedirin!"

26 Ocak 2009 Pazartesi

TEKSAS'IN CILGIN TURKLERI..


Kongre'ye yagmur gibi dusen Turkler

Amerika BirlesIk Devletleri’nin yedi eyaletinde faaliyet gosteren Turk kurulusu Raindrop; Amerikan Kongresi’nde 62 milletvekili ve senatore Ermeni soykirimi iddialari hakkinda Turk tezini anlatti.

"12 yildir Kongre uyesiyim. Ilk defa bir Turk heyeti ile karsilastim." Bu sozlerin sahibi, Amerikan Kongresi’nde Teksas eyaletini temsil eden kadin milletvekili Sheila Jackson Lee. Amerikan Kongre binasina giden bu Turkler, yalnizca Lee ile gorusmediler; ABD’nin guney eyaletlerinde yasayan Turk toplumu adina 62 milletvekili ve senatorle de temas kurdular.

ABD’de Turk toplumu adina iste bu duzeyde varlik gostermeye baslayan kurulusun adi Raindrop Turkevi. Oyle ki, Teksas eyaletini temsil eden bir baska Kongre uyesi Eddie Bernice Johnson, Raindrop’un Turk ve Amerika toplumuna yaptigi katkilari ve faydali calismalarini takdir eden bir kanun tasarisi hazirlayarak Mayis 2007’de Kongre’nin iki kanadindan biri olan Temsilciler Meclisi’ne sundu ve bu tasari Meclis tarafindan kabul edildi. Ustelik bu tasari mahiyeti itibariyle, yillardir Ermenilerin Kongre’den gecirmeye calistiklari soykirim karar tasarisiyla ayni guce sahip.

Ingilizcede “yagmur damlasi” anlamina geliyor Raindrop. Ancak bu yagmur damlasi, ABD’nin guney eyaletlerindeki belli basli sehirlerde coktan 14 subeye ulasmis durumda. Ulusararasi une sahip hastaneleri sebebiyle dunyanin onde gelen tip merkezlerinden biri olan Houston’da, Turk seyircisinin 1980’lerdeki bir televizyon dizisi ile tanidigi Dallas’ta, uc yil once Katrina Kasirgasi’nin vurdugu ve yuzlerce insanin oldugu New Orleans’ta, eski baskanlardan Bill Clinton’in memleketi Little Rock’ta, 1995’te 168 kisinin olumu ve 800’den fazla insanin yaralanmasiyla sonuclanan bombali teror saldirisinin yasandigi Oklahoma City’de simdi birer Raindrop Turk Kultur Merkezi var.


MEHTER VE SEMA YAGMURU

Once Teksas eyaletinde yasayan Turkler tarafindan sekiz yil once kurulan Raindrop’un 8-9 Eylul 2007 tarihlerinde Houston’da duzenledigi Turk Festivali’ne katilan 8 bin Amerikali, Ayna Grubu’nun konserinde Kiziroglu’nu, Akdeniz’i dinledi. 17 yasindaki lise ogrencisi Carla Neil, “Sarkilarin sozlerini anlamadim, ama ritm inanilmazdi.” sozleriyle izah ediyor duygularini.

Festivalde Turkiye ile birlikte Azerbaycan, Bosna, Turkmenistan, Kazakistan, Kirgizistan ve Ozbekistan yer aldi. Boylece Balkanlardan Uzakdogu’ya kadar yayilmis Turk kulturu ‘Yeni Dunya’daki izleyicilerle bulustu. Ornegin dans oyunlari sergileyen zeybek ekibinde yedi milletten cocuk vardi. Amerikalilar festivalin gozde mekânlari Osmanli cadirinda, Osmanli kiyafetleri giyip resimler cektirdi; kurulan Osmanli kiraathanesinde Turk kahvesi ve nargile icti. Inegol Mehter Takimi, sadece festivalin yapildigi Houston’da konser vermekle yetinmedi. MeksIkalilar ile yaptiklari savasta 150 Amerikan askerinin oldugu ve sinema filmlerine konu olan San Antonio’daki Alamo kalesinde, Teksas eyaletinin baskenti Austin’de, Dallas’ta, meshur Teksas A&M Universitesi’nin bulundugu Collage Station’da da konser verdi. Mehter’in Teksas eyaletindeki toplam yedi konserini 11 bin Teksasli izledi. Inegol Mehter Takimi, Chicago’daki Turk festivaline de katilip burada da izleyicilerin karsisina cikti. Elemanlari tamamen gonullulerden olusan ve maassiz calisan Inegol Mehter Takimi’nin 20 gun boyunca ABD’de verdigi konserler sadece Amerikalilari degil, buradaki Turkleri de hayli memnun etti. Raindrop yoneticileri, “Onlarin bu hizmetlerine ve fedakârligina mutesekkiriz” diyor.

Yine Raindrop’un organizasyonu ile Konya’dan Amerika’ya giden Mevlevi dervisler, 2002’den beri degisIk zamanlarda Dallas’tan MeksIka sinirindaki El Paso’ya kadar tam 15 ayri sehirde yirmi sema gosterisi yapti. Bu programlara 20 binin uzerinde insan katildi. Bunlardan birini izleyen Prof. Thomas Lynch’in deyimiyle Amerikalilar, bu sema gosterisindeki melodileri ve sozleri anlamasalar da Mevlevi dervislerin basdonduren buyuleyici performansini derinden hissettiler. Mevlânâ’nin “Rumi” ismiyle Amerika’da oteden beri bilinmesi ve ilgi gormesi, Mevlânâ Yili’nda bu gosterilerin Amerikalilarin hafizasinda iyice yer etmesini sagladi. Bu arada hemen belirtelim, Mevlânâ ABD’de siirleri en cok okunan yabanci sair unvanina sahip.

ABD’deki Turk derneklerinin duzenledikleri bir diger program, bulunduklari sehirlerde Amerikan toplumunun ileri gelenlerini kapsayan Turkiye gezileri. Ornegin Teksas Anayasa Mahkemesi Baskani ve Dallas Buyuksehir Emniyet Muduru, cok sayida universite profesoru bu Turkiye gezilerine katilanlar arasinda yer aldi. Raindrop’un duzenledigi gezilere, Amerikan toplumunun cesitli kesimlerinden binlerce Amerikali istirak etti.



TURKLER ILK KEZ ‘BIZ DE VARIZ’ DIYOR

Raindrop, ABD’de yasayan Turklerin artik varliklarini hissetirmeye basladiklarinin en carpici orneklerinden biri. Gerek Raindrop, gerekse Amerika’da yasayan Turklerin oteki eyaletlerde cesitli isimlerle kurduklari Turk kultur merkezleri ve dernekler, bir anlamda Turkiye’nin de bu ulkedeki sesi hâline gelmis durumda. New York senatoru ve baskan adayi Hillary Clinton’i iki defa ust uste programina getiren ve sonuncusunda Basbakan Recep Tayyip Erdogan ile bulusturan New York Turk Kultur Merkezi ve Raindrop gibi kuruluslar, yillardir ABD’de aleyhteki lobi faaliyetlerin muzdarip olan ve bu handikaplari asmak icin profesyonel lobi sirketlerine milyonlarca dolar para akitan, ama somut bir sonuc elde edemeyen Turkiye icin yeni bir firsat anlami da tasiyor.

ABD’nin cogu yerinde oldugu gibi Teksas, Arkansas, Kansas, Louisiana, Mississippi, Oklahoma ve Missouri eyaletlerinde yasayan Raindrop gonulluleri Amerikan Kongresi’ne kabul ettirilmeye calisilan Ermeni soykirim karar tasarisina karsi butun gucleriyle calisma yaptilar. Turkler, 2007 ocak ayinin son haftasindan, subat ayinin ortalarina kadar uc hafta boyunca her gun Washington’da eyaletlerini Kongre’de temsil eden uyeleri ziyaret ettiler. Bu yedi eyalet Amerikan Kongresi’nde 56 milletvekili ile temsil ediliyor. Ayrica her eyaletin ikiser tane de senatoru var. Washington’a giden Turkler, senator ve milletvekillerinden olusan tam 62 Kongre uyesine ulasarak Turk toplumunun tasariya karsi goruslerini aktardilar.

ERMENILERE BILMEDEN DESTEK VERMISIZ

Gorusulen bircok Kongre uyesi, Birinci Dunya Savasi sirasinda meydana gelen ve soykirim iddialarina esas teskil eden 1915 olaylari hakkinda kendilerine bugune degin doyurucu bir bilgi ulasmadigini belirttiler. Turk tarafinin goruslerini ilk kez dinleme firsati bulduklarini ifade eden Kongre uyeleri, “Amerikan-Turk toplumu ilk defa Kongre’ye gelerek milletvekillerini bilgilendiriyor. Her yil sunulan Ermeni tasarisi konusunda ilk kez Turk toplumundan boyle bir tepki aldik.” dediler.

Washington’daki bu gorusmelerde Amerikan Kongresi uyeleri ile Turk derneklerinin temsilcileri arasinda kayda deger diyaloglar yasandi. Soykirim tasarisina destek vermis milletvekillerinden biri olan Missouri eyaletinden Emanuel Cleaver, “Onceden soykirimi bir tarihî gercek olarak goruyordum. Turk tarafinin tezi bana ilk defa ciddi olarak sunuldu. Ermeni tarafi bize gelip meseleyi insan haklari olarak sundular.” dedi. Kansas eyaletinden Dennis Moore, acikca, “Tasariyi imzalamakla hata yapmisim.” diye konustu. Oklahoma eyaletinden Dan Boren, “Durustce soyleyeyim, tasarinin icerigini bilmiyordum. California’daki arkadaslarin teklifi ile tasarinin mahiyetini bilmeden imzaladim. Zannediyorum cogu milletvekilinin durumu benden farkli degil.” itirafinda bulundu.

Ayni zamanda Kongre Dis Iliskiler Komitesi uyesi olan Teksas eyaletinden kadin milletvekili Sheila Jackson Lee, 12 yildir Meclis’te oldugunu; fakat ilk defa bir Turk heyeti ile karsilastigini belirterek, “Bu konuda Turk tarafindan yeterli bilgi gelmedi. Simdiye kadar Ermeni soykirimi iddiasini tarihî bir gercek zannediyordum ve konuyu insan haklari cercevesinde degerlendiriyordum. Itiraf etmem gerekirse tasariya hic bakmadan imzaladim.” ifadesini kullandi. Arkansas’tan John Boozman, “New York taraflarindan bana gelen Turkler olmustu; ama kendi secim bolgemden gelenlerin olmasi beni cok sasirtti ve memnun etti. Tasariya ret oyu verecegim” dedi.

Teksas’tan kadin Kongre uyesi Eddie Johnson’un ofisine giden Turk temsilcilerin, “Ermeni Ulusal Komitesi her sene milletvekillerini dolasir, bilgi verir. Bu yaptiginiz ziyaret 2 milyon dolara bir lobi sirketinin yapabilecegi isten cok daha etkili.” sozleriyle karsilasmasi yillardir yasananlari ozetler nitelikte aslinda. Teksas’tan Gene Green, onceki senelerde Baskan Bush’a mektup gonderip bu tasarinin onaylanmasi icin cagrida bulunmus bir Kongre uyesi. Houston’dan Ermeni secmenlerin kendisi ile surekli irtibatli olduklarini, her sene mektup veya direkt gorusme yoluyla bu tasarinin onaylanmasini istediklerini ve bu istek dogrultusunda hareket ettiklerini soyluyor: “Su ana kadar Turklerden hicbir sey duymadik. Houston’daki Turklerin bu konuda hareket etmeleri gerekir. Turklerin desteginin capini bilmek istiyorum.”

Washington’da bu calismayi yapan Turkler, suphesiz Kongre uyelerine en etkin sekilde ulasmanin bazi inceliklerini de ogrendi. Netice itibariyle bu gorusmeler sonucunda dort Kongre uyesi, “Imzamizi geri cekiyoruz.” dedi. Turk dostu olarak nitelenebilecek bazi Kongre uyeleri, tasarinin engellenmesi yonunde yapilacak muteakip girisimler icin Turklere onemli bilgiler verdi.

KONGRE UYELERINI SASIRTAN SORULAR

Gunumuze kadar, bu gibi konularda Turk tarafinin hakliligini savunmak icin yapilan girisimler, parayla tutulan birkac lobi sirketinin faaliyetleri ve bazi Turk derneklerinin yayimladigi deklarasyon veya protesto amacli mektup-faks kampanyalari ile sinirli kalmisti. Ilk defa bu donemde, ABD’den bir Turk toplulugu, islerini birakarak Washington’a bizzat gidip yogun girisimlerde bulundu. Senelerdir bu tasari Ermeni secmeni olan milletvekilleri tarafindan Kongre’ye getiriliyor. Ancak her yil daha fazla destek icin konu surekli gundeme getiriliyor. Tasari, su ana kadar Amerikan Kongresi’nde en yuksek sayida uye destegine ulasmisti. Bu yuzden bircok siyasi gozlemci “bu defa” Kongre’de kabul edilecegine kesin gozuyle bakiyordu.

Ama oyle olmadi. Turklerin verdigi bu gonullu mucadele, tasariyi 176 temsilcinin imzasi ile Kongre’ye sunan California eyaleti temsilcisi Adam Schiff ve uc arkadasinin duzenledigi basin toplantisina da butun ciplakligi ile yansidi. Toplantidaki iki Turk, Schiff ve uc arkadasina su sorulari yonelttiler: “Soykirimin yapildigini iddia ettiginiz donemde, Osmanli Devleti’nin Disisleri Bakani ve ABD Buyukelcisinin Ermeni asilli oldugunu biliyor musunuz? Tehcirin Anadolunun batisinda yasayan hicbir Ermeni asilli Osmanli vatandasina uygulanmadigini, sadece doguda isyan eden, Rus ve Fransiz uniformasi altina girmeye yeltenip Osmanli ordusuna karsi savasma tesebbusunde bulunan Ermeni vatandaslara uygulandigini biliyor musunuz? Ortadogu’nun siyasi olarak buyuk karisIklik ve sIkintilar yasadigi su donemde ABD’nin bolgedeki en saglam demokratik alt yapiya sahip ulke olan Turkiye’nin dostluguna daha cok ihtiyaci oldugunu dusunuyor musunuz? Bu tasarinin Amerikan Senatosu’nda gorusulmesi sizce bu iliskileri zora sokabilir mi? Bolsevikler ABD’nin bir bolumunu isgal ederken burada yasayan Rus asilli Amerikalilar bu hareketi iceriden desteklemis olsa, bunu nasil degerlendirirdiniz?”

Tasarinin mimari Adam Schiff ve arkadaslari, Turklerin sorularina su cevaplari verdiler: “Disisleri Komisyonu’ndaki tartismalarimizda hic Turk tarafi yoktu. Sadece telefon edildi. Yazili belgeleriniz komisyona gelmedi. Bilimsel olarak tartismiyorsunuz, siyasi olarak telefonlarla isi gecistirmeye calisiyorsunuz. Basbakaniniz Baskan Bush’u ariyor, askerleriniz askerleri ariyor. Komisyonda Turk tarafini destekleyen uyeler vardi. Ancak biz belge ve delillerimizle onlari ikna ettik.”

TURK-ERMENI DIYALOG KONFERANSI

Dallas’taki Raindrop, belki de ABD’de ilk defa Turklerce organize edilen bir sempozyuma imza atti. Dallas’taki Southern Methodist Universitesi’nde 14 Nisan 2007 gunu “Turk-Ermeni Diyalog Konferansi” basligiyla yapilan toplantinin acis konusmasini Turkiye Ermenileri Patrigi Mesrob Mutafyan yapti. Patrik daha konusmasina baslamadan Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) isimli kurulusa mensup 4-5 Ermeni genc, “Satilmis adam” diyerek protesto ettiler. Oysa Mutafyan, “satilmis” olmayi hak edecek kadar tarafli bir konusma da yapmamisti. 20 Nisan 2006 gunu Kayseri’de Erciyes universitesinde duzenlenen toplantida yaptigi konusmanin hemen hemen aynisini sunarak sunlari soylemisti: “Iran-Ermeni savasini anlatan tarihci Yegise’nin eserine gore Turklerle Ermenilerin tanismalari 1500 yil oncesine kadar gidiyor. Ve Aralarindaki iliskilerde fiziksel siddet nisbeten cok az. Her iki ulkenin genc kusaklarini birbirlerine karsi korukleyen stratejistler gunah isliyor.” Patrik’e olan ofkenin temelinde Turk-Ermeni ilskilerini olumsuz etkileyecegine inandigi icin soykirim tasarisina karsi cikmasi var.

Ama bu kadari bile ABD’deki Ermenileri cildirtmaya yetti. New York Ermeni Baspiskoposu Khajag Barsamian, universiteye gonderdigi mektupta, “Toplanti tek tarafli, desteginizi cekin” ihtarinda bulununca universitenin yardimci rektoru Jim Caswell, “Destegimizi cektik” aciklamasi yapmak zorunda kaldi. Universite yine “fikir ozgurlugu” gerekcesiyle toplantiya ev sahipligi yapti; ama bu baskilar karsisinda konferansa resmî olarak destek vermedi. Oysa, toplantiyi organize eden Turkler tam dort ay once 14 Ermeni akademisyeni de teblig sunmalari icin cagirmislardi. Birkac tanesi cagriya cevap verdi; ama hicbiri gelmedi. Nitekim bu isimlerden biri olan Gerard Libaridian, “Beni de davet ettiler. Bir ameliyat gecirdigim icin gidemedim. Toplanti monolog degildi, Ermeni akademisyenler de davetliydi.” diyor. Hatta Turkler, Mutafyan’a “Satilmis” diye bagiran bu provokatorlere bile, “Sunacak bir tebliginiz varsa buyurun konusun, yoksa programin huzurunu bozmayin” teklifini goturduler. Ama oraya gelis maksatlari farkli oldugundan bu teklife evet diyemeyerek salonu terk ettiler. Bu protestoculara ragmen toplantiya katilan bazi Ermeniler ise “Turk hukumetinin gudumunde bir toplanti oldugunu saniyorduk. Oyle olmadi. Organizasyonu beraber yapsaydik, Ermeni tarihciler de korkmadan gelirdi.” dediler. Anlasilan, bu toplantilarin devami cok daha fazla ses getirecek.

YOLUMUZ UZUN, ISIMIZ COK

ABD’de bu turden toplantilar duzenlemek o kadar da kolay degil. Nitekim daha once Los Angeles’ta Turk Baskonsoloslugun duzenlemek istedigi benzer bir toplanti sabote edildi. Dallas’taki toplantiyi da sabote etmek icin bazi Ermeni gruplar, “Yuruyus yapacagiz” soylentisi yayinca, Turklerin “O zaman biz de yuruyus yapariz” tepkisi uzerine geri adim attilar. Ama ayni gruplar, Mesrob Mutafyan’in Washington’daki Georgetown Universitesi’nde 20 Eylul 2007 gunu yapacagi “Turkler ve Ermeniler Arasindaki Cikmaz Asilmali’ baslikli konusmasini iptal ettirdiler. California Courier Gazetesi’nin sahibi Harut Sassounian, patrigin Washington’a getirilip konusturulmasinda Turk devletinin ‘gizli eli’ oldugunu one suruyordu. Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) ise Turkiye’nin ABD Kongresi’nde bekleyen Ermeni soykirim tasarisinin gecmesine karsi onlem almaya calistigini belirtiyordu.

Suphesiz ABD’deki Turklerin cok daha etkili bir noktaya gelmeleri icin belki daha yillara ihtiyac var. Nitekim 17 yildir Amerika’da yasayan Turklerden biri olan ve Raindrop’un faaliyetlerine katilan Alp Aslandogan, “Turk toplumunun kendisini anlatmasi uzun vadeli bir is. Bunu sadece Ermeni tasarisiyla sinirli dusunmemek lazim. Amerikan Kongresi’nde Ermeni kokenli sadece bir kisi var. Turkiye’nin gecmiste yaptigi bir hata var. Hep Cumhuriyetcilerle iliski kurulmus, Demokratlar ihma l edilmis. Mesela Teksas Cumhuriyetci Parti agirlikli. Bir de iliskilerde kalicilik onemli.” diyor. Aslandogan, siyahi kokenli Kongre uyelerinin Ermeniler tarafindan, “Soykirim meselesi, gecmiste zencilerin ezilmesine benzeyen bir insan haklari meselesi” denilerek yonlendirilmeye calisildigini, hatta bazi Kongre uyelerine, “Tarihciler soykirimi tesbit etmis, artik bir tartisma yok, o halde bu yasayi cikarin.” denildigini belirtiyor.

Raindrop, temas kurdugu ve Turk tezlerini destekleyen Kongre uyelerinin secim calismalarina katkilarda bulunuyor. Gerek Cumhuriyetcilerden gerekse Demokrat milletvekillerinden Turk toplumuna hitap etmek, secim programlarini anlatmak, kisacasi Turk toplumunun destegini almak isteyen milletvekillerinin bulusma adresi Raindrop Turkevleri. Bu cercevede Dallas Demokrat Milletvekili Eddie Johnson ve Houston Cumhuriyetci Milletvekili Ted Pol, Raindrop subelerinde Turklerle bulustu. Bu toplantilara katilan Turkler beklentilerini milletvekillerine ifade etme firsati buldular.

TURK KULTURU VE TURKCE CIKARMASI

Raindrop subeleri bugune kadar baska bazi faaliyetlere de imza atmis. Teksas eyaletinin baskenti Austin’de de gecen yil “Gecmisi inceleyerek baris modellerini tespit etmek; Osmanli Imparatorlugu’nda Cesitlilik” adi altinda uluslararasi bir konferans yapildi. Raindrop ve Teksas Universitesi Ortadogu Arastirmalari Merkezi’nce duzenlenen konferansta 17 bilim adami teblig sunarken, degisIk universitelerden bilim adamlari da dinleyici olarak katildi. 500. Yil Vakfi Turk Musevileri Muduru Nisya Isman Allovi de toplantiya katilarak “Turk Yahudileri” konulu bir teblig sundu. Mevlânâ Yili’nda Houston’da Raindrop ve Rice Universitesi tarafindan bir Mevlânâ konferansi da gerceklestirildi.. Ayrica Raindrop, Houston Universitesi ve Teksas Tech universiteleriyle Turkce ve Turk Tarihi ogretimi konularinda isbirligi anlasmalari imzaladi. Boylece Turkce ve Turk Tarihi dersleri kredili olarak Houston Universitesi’nin ders programina girdi. Raindrop ayrica, Turkiye’de Turkce ogrenmek isteyen meraklilari da Istanbul’a Turkce kurslarina gonderiyor. Hemen belirtelim, Raindrop gectigimiz yil ABD’de bir de Turkce olimpiyatlari duzenledi, bu yil ayni olimpiyatlarin ikincisi yapilacak.

Houston’daki Raindrop’a gittigimizde bizi esi MeksIkali olan Ali Riza Candir ve Kemal Civelek isimli iki yonetici karsiliyor. Civelek, “Is cevreleri ve universiteler de kendimizi ifade adina cok onemli noktalar. Sadece gidip milletvekilleri ve senatorlerle konusmak da yeterli degil. Hâlâ Turkiye denildigi zaman, develerle mi geziyorsunuz, siz de mi sagdan sola yaziyorsunuz, Arapca mi konusuyorsunuz diyenler var.” diyor. Ayni gun, Raindrop Houston subesinde bir baska konuk daha vardi. Houston Universitesi’nde sosyoloji masteri yapan Simay Diniz isimli Turk ogrenci. Diniz’in tez konusu soyle: “Turk derneklerinin Amerika’daki Turk toplumuna etkisi ve Turk toplumu uzerindeki rolu.” Diniz, hocasi ile birlikte hazirladigi “Buradaki Turkler kendi kimliklerini koruyabilecekler mi? ABD’deki Turklerin imaji nasil?” gibi sorulara Candir ve Civelek’ten cevaplar aldi.

OKUMUS TURKLERIN AVANTAJI

ABD’deki bu yeni Turk varliginin yukselisinde onemli bir faktor var. 1960’larda Avrupa’ya isci olarak giden Turklerin aksine ABD’deki Turklerin onemli bir kesimi bu ulkede universite okumus ve Amerikan toplumunda belirli bir yer edinmis insanlardan olusuyor. Bu durum ulkedeki Turklerin kendilerini kabul ettirmelerini ve Amerikan sisteminde kendilerini en iyi bicimde ifade etmenin yollarini bulmalarini kolaylastiriyor.

YUKSELEN TURK VARLIGI

Hillary Clinton’i agirlayan New York’taki Turk Kultur Merkezi’nin Baskani Recep Ozkan, ABD’deki Turklerin agirlikli olarak New York, New Jersey cevresinde yasadigini, bu potansiyelin ilk defa kendisini bu duzeyde ifade etme imkâni buldugunu belirtiyor. Dernegin New York Manhattan’da, Waldorf Astoria otelinin hemen karsisindaki ofisinde konustugumuz Ozkan’in bu gozlemine, Hillary Clinton da katilmis. Hillary Clinton’in 30 Kasim 2007 gecesi New York’taki Sheraton Otel’de 250 Turk isadami ile bir araya gelmesini ongoren programi da Turk Kultur Merkezi duzenledi. Ancak o gun, Clinton’in bir secim burosunda yasanan rehin alma olayi sebebiyle program aksadi. Ertelenen toplanti, ayni mekanda Hillary Clinton’in esi eski baskan Bill Clinton’in Turk isadamlariyla bulusmasiyla yapildi. Uzun sure New York’ta gazetecilik yapan Today’s Zaman Genel Yayin Yonetmeni Bulent Kenes, 25 yildir New York’ta yari resmî olarak yapilan Turk gunu etkinligine herhangi bir New York belediye baskani bile katilmamisken, Amerika’daki Turklerin kurduklari bu yeni gonullu kuruluslarin elde ettikleri basarili sonuclara carpici bir ornek veriyor. New Jersey’de genc bir Turk avukat olan Guvenc Kulen baskanliginda kurulan Hudson Turk Amerikan Kultur Dernegi’nin bir aksam yemegi davetine katildigini belirten Kenes, soyle devam ediyor: “O aksam yemekte senatorler, yerel yoneticiler ve polis sefleri gordum. Bu insanlari gorunce, yapilmasi gereken tanitim iste bu diye dusundum. Sadece Amerika’da degil, Avusturya’dan Kanada’ya kadar bu turden Turk kuruluslari, aslinda yukselen yeni Turk varliginin guclu isaretleri.”

ABD’de birbirinden bagimsiz bu kuruluslarin faaliyetleri, bu ulkede Turkiye’nin milyonlarca dolar harcasa elde edemeyecegi bir tanitim faaliyeti ayni zamanda. Elbette gelip Turkiye’yi ve Turk insanini gozleriyle goren ve yakindan taniyan Teksas Anayasa Mahkemesi Baskani ya da Dallas Buyuksehir Emniyet Muduru’nun ulkemiz hakkindaki dusunceleri bundan sonra daha objektif olacak. Daha da onemlisi, Amerikali senatorler ve milletvekilleri, bu Turkleri dinledikce Ermeni karar tasarisi gibi konularda Turkiye’nin basi daha az agriyacak.

New York’taki Columbia Universitesi Ortadogu Arastirmalari Enstitusu Profesoru Richard Bullet, “Cumhurbaskaniniz Celal Bayar 1954’te Amerika’ya geldiginde bir Amerikan baskani gibi karsilandi. Ama 1960 ihtilali ile basbakaninizi idam etmeniz, ulkenizin ABD’deki imajini tamamen bozdu. 50 yildir bu olayin ve Geceyarisi Ekspresi filminin bozdugu Turkiye imajini duzeltemediniz.” diyor. Prof. Bullet’in belirttigi gibi, bozulan imajlari duzeltmek iste boyle zor bir is. Ama ABD’deki yeni Turk dernekleri bu ise talip.

Suphesiz Amerika’nin diger eyaletlerinde tipki bu dosyaya konu yaptigimiz Raindrop gibi calismalar yapan daha bircok gonullu Turk kurulusu var. Ve her biri ayri bir dosya olacak hacimde faaliyetlerde bulunuyor.



EVLILIK SEMINERI BILE VERIYORLAR

ABD’ye yeni gelen Turklerin buradaki hayata uyum saglamalari icin Amerikan saglik sistemi, ev kiralama ve satin alma, araba satin alma ve finans konularinda seminerler ve kurslar da organize eden Raindrop gonulluleri, Teksas’a gelen Turk hastalara ceviri, ulasim, alisveris konularinda da yardimci oluyor. Raindrop’un bir diger hizmeti Amerika’da basarili bir aile hayati icin evlilik ve cocuk gelisimi ile ilgili seminerler duzenlemek. Raindrop’un hafta sonu okulunda ise Ingilizce, Ispanyolca, Bosnakca, Arnavutca, Rusca, Turkce ve diger Turk dilleri dersleri veriliyor. Raindrop, Turk kulturunu tanitmak amaciyla bulundugu eyaletlerdeki Amerikan universiteleri ile musterek “Turk gunleri” de duzenliyor. Bu etkinliklerde halk danslari, Turk yemekleri, Turk sanat eserleri sergileniyor. Raindrop subelerinde ayrica Turk geceleri duzenleniyor. Bunlarin yanisira Teksas’in buyuk sehirlerinde Amerikali cocuklarin da katilimiyla 23 Nisan kutlamalari yapiliyor, piknikler duzenleniyor.



“YAGMUR DAMLASI” KASIRGAYA KARSI

“Yagmur damlasi” mutevaziligi ile yola cikan Raindrop, misyonunu “Turk kulturunu Amerikan toplumu icinde tanitma ve Amerika’da yasayan Turk toplumunun sosyal ve kulturel ihtiyaclarini karsilama” olarak aciklasa da her yil kasirgalarin vurdugu eyaletlerdeki bir baska faaliyetiyle de goz doldurdu. 2005 yili agustos ayinda Katrina Kasirgasi’nin New Orleans’i vurup arkada yuzlerce olu birakmasindan bir ay sonra Rita adi verilen kasirganin Houston’i vuracagi aciklandiginda Raindrop subeleri harekete gecerek kriz masalari olusturdu. Insanlarin kasirga tehlikesi altindaki Houston gibi sehirleri tahliye etmeleri saglandi. Buradan tahliye olanlar diger sehirlerdeki Turk ailelerin yanina misafir olarak yerlestirildiler. Binlerce kisi Raindrop’un kriz masalarindan yardim aldi. Bu hizmetten hem Turkler hem de Amerikalilar yararlandi. Hatta bazi Raindrop yoneticileri bu calismalar sebebiyle kendi ailelerini tahliye edemedi. Eger gercekten de Rita Houston’i vursaydi, kacacaklari hicbir yer yoktu.

Raindrop’un duzenledigi Turk Festivali icin Houston’in secilmesi rastlanti degil. Cunku Amerika capinda Turkiye’nin Washington’daki buyukelciligi disinda dort yerde baskonsolosluk ve konsoloslugu var: New York, Houston, Chicago ve Los Angeles. Houston’da diger bircok ulkenin de baskonsolosluklari bulundugundan Turk festivaline yalnizca, eyalet milletvekilleri, Houston belediye meclis uyeleri degil, buradaki pek cok yabanci ulke konsoloslari da katildi.

Ebru, hat, tezhip sanatinin onde gelen isimleri Osman Kanlioglu, Ozhan Alagoz, Mehmet Gursoy festivale katildi. Bircok unlu Turk sanatcisi, Houston ve diger sehirlerde Raindrop’un duzenledigi programlarda eserlerini sergiledi. Amerikalilar, hem bu eserlere hem de mendil, vazo, masa ortusu, kilim gibi Turk el sanatlarina olaganustu ilgi gosterdiler. Elbette en az bunlar kadar bir ilgi de Turk yemeklerine, sarmalara, donerlere, lahmacunlara, mantilara, tatlilara gosterildi. Festivalden sonra bircok Amerikali, Raindrop subelerinden Turk yemek dersleri icin basvuru formu doldurdu.



SEVINC INONU’NUN TELEFONU

Erdal Inonu, 31 Ekim 2007 Carsamba sabahi ABD’nin Houston kentinde yatmakta oldugu kanser hastanesi M.D. Anderson’da saat 05.00 civarinda vefat ettikten kisa sure sonra, Houston’daki Turk Kultur Merkezi’nde gorevli Cemil Teber’in cep telefonu calar. Telefondaki kisi, Inonu’nun hastanede vefat ettigini bildirir ve cenazesiyle ilgilenmelerini rica eder. Teber, arkadasi Doc. Dr. Ibrahim Sumer’le birlikte hemen hastaneye gelir. Onlari Inonu’nun esi Sevinc Inonu karsilar. Sevinc Inonu, Teber ve Sumer’i Inonu’nun cenazesinin bulundugu odaya alir. Ilahiyat docenti olan Sumer, bir iki saat once vefat etmis olan Inonu’nun acik gozlerini kapatir ve basini beyaz bir bezle baglar. Ardindan da Kur’an-i Kerim’den Yasin suresini okur. Turk Kultur Merkezi’nin yetkilileri Inonu’nun cenazesini Turkiye’ye ulastirma gorevini de ustlenmeye hazirdir; ancak Inonu milletvekilligi yapmis ve hukumetlerde Basbakan Yardimcisi gorevinde bulunmus bir siyasetci oldugundan Houston’daki Turk Baskonsolosu Atilla Uzer ve yardimcisi Ali Findik bu gorevi ustlenir.

Harvey Nichols


İngiliz kökenli moda merkezi Harvey Nichols, 2006 yılında
İngiltere'den sonra Türkiye'de de bir mağaza
açtı.

Mağaza, lüks alışveriş merkezi Kanyon'da
bulunuyor...

Net 8 bin metrekare kapalı alana sahip. İsterseniz siz
buna 80 adet 100 metrekarelik daire' de diyebilirsiniz.

Üç katlı mağaza için 13 milyon dolar harcandı.
300 kişi çalışıyor.

300'den fazla marka ve 150 bin çeşit ürün yer alıyor.

En pahalı ürün 14 bin dolara satılan Bottega Veneta marka
çanta.

En ucuz ürün ise 20 dolara çorap.

Günlük cirosu yaklaşık 120 bin dolar.

Birinci katında 'klasik şıklığın duayeni'
Giorgio Armani, 'Holywood yıldızlarının ayaklarında
devleşen' ayakkabı markası Salvatore Ferragamo,
'deri çantada dünyanın bir numarası' Loewe,
'kişisel bakımı bir ritüele dönüştüren' Kuaför
Ata bulunuyor... Ayrıca bir de 'Juice Bar...'

İkinci katta, 'kişiye özel alışveriş hizmeti'
veriliyor. Gniş ve rahat oturma grubu, aynalarla kaplı
duvarlar, yiyecek-içecek servisi ve emre amade satış
elemanları... Chanel, Jo Malone, Lanvin, Pierre Hardy,
Camilla Skovgarda gibi markalar da cabası.

Üçüncü katta yine dünyanın en pahalı markaları ve bir de
'Gurme Market...'


***


Gelelim bir 'reklam yazarı' gibi bu mağazadan söz etmemin nedenine:

Böyle bir mağazayı sırf 'rahat alışveriş edebilmek' için kim
kapatır?

Dubai Şeyhi... Evet!

Suudi Kralı... Evet!

Dünyanın en zengin adamlarından Bill Gates... Evet...

Peki; Türkiye'den kim kapatabilir?

Belki kapatabilecek başka birileri de vardır ama dün öğrendik ki
bugüne kadar bunu yapan tek kişi, Başbakan
Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan olmuş...

Emine Hanım her ayın belli günlerinde...

Dikkat edin, 'bir kez' değil...

Her ayın belli günlerinde birkaç yakın arkadaşıyla akşam
saatlerinde Kanyon'a gelir ve garajdan özel bir asansörle bu
mağazay çıkarmış...

O sırada da mağazaya başka hiçbir müşteri alınmazmış!

Sonra da Hanımefendi'nin canı bazen film seyretmek
istermiş... O zaman da mağazadan Kanyon'un konforlu
sinema salonlarından birine geçermiş arkadaşlarıyla...
Tahmin edebileceğiniz gibi o salon da halka kapatılırmış!


***


Başbakan'ın maaşı aşağı yukarı 12 bin YTL, bu
mağazadaki bir çantanın fiyatı bile çok daha pahalı...

Demek ki Başbakan, 'Maaşımla geçinmekte sıkıntı
çekiyorum' derken, Emine Hanım'ın bu
'lüks merakı'nı anlatmaya çalışıyormuş aslında!

Allah'tan çocuklarının düğününde
'yakınları' çok takı taktılar da,
oğullarını-kızları
nı 'bursla' okutmak zorunda
kalan bu ailenin 'hanımefendisi'
artık mağaza
kapatabilir hale geldi!


***


Dün bu konudan söz ettiğim bazı
arkadaşlar, 'Ne o,
kıskandın mı?' diye sordu.

Hayır kıskanmadım... Böyle 'zengin
ve güçlü'
bir Başbakanımız olduğu için gurur
duydum...

Siz de kıskanmayın ne olur!

Çalışın, sizin de olur!

ROMATİZMA


Ben cektim siz cekmeyin

Romatizma hastalarının, doktor tarafından verilen diyete göre zayıflaması gerekir. Çünkü vücut ne kadar az ağırlık taşırsa, ağrılar o kadar azalır. Domates, kahve, fındık, süt gibi besinler romatizmal ağrıları artırır ve vücutta çeşitli alerjilere neden olabilir. Omega-3 bakımından zengin olan sardalya ve uskumru gibi balıklar yenilmelidir. Omega-3 ağrı ve acıyı dindirir, eklem sızlamasına iyi gelir. C, D ve E vitamenleri, romatizmanın daha da ilerlemesini önler.

Kekik: Timol adi verilen bir tur dogal yag, vucuttaki diger yaglarin parcalanmalarini saglar. Kekik yagi banyoda suruldugu zaman romatizma agrilarini buyuk oranda azaltir.
Zencefil: Uyarici etkileri kan damarlarini genisletip kan dolasimini artirarak romatizma agrilari ve yanmalari yok eder.
Ispanakta biraz fazla oksalat vardır. Bu nedenle kalp, damar sertliği, romatizma hastaları pek ıspanak yememeli.

Lahananın; sebze-meyve suları içinde önemli bir yeri olmalıdır. Tadını güzelleştirmek için lahana suyu; elma, havuç ve diğerlerinin sularıyla karıştırılmalıdır. Havuçtan sonra en faydalı bir sebzedir. Kansızlığı giderir, kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir.
Bol miktarda B, C ve E vitamini ve potasyum içerir. Şeker ve rromatizma hastaları içinde çok faydalıdır. Bol arsenik, kükürt ve vitaminleri ile kanı temizler, cildi güzelleştirir. Bol idrar söktürür. Vücuttaki suyu ve zehirli maddeleri idrarla dışarı atar.
Lahanada U vitamini vardır. Sadece lahana çeşitlerinde bulunan bu vitamin mide ve bağırsakların iç yüzeyini korur, oralardaki yaraların iyileşmesini sağlar.



Mantar, vücuda fazla üre asidi bırakır. Hazmı çok zordur. Bir defada çok yenilmemelidir. Romatizma ve benzeri hastalığı olanlar yememelidir. Mantarlar, bayat ve kart olmamalıdır. Şapkaları ters çevrilip bakıldığında siyah görülmemelidir. Romatizma ve benzeri hastalığı olanlar yememelidir.

Soğanda bol miktarda A, B ve özellikle C vitamini, bol fosfor, iyot, silis, kükürt gibi vücuda çok faydalı maddeler, antibiyotik vazifesi gören esanslar ve hazım arttırıcı fermentler bulunur. Kalp ve prostat bozukluğu, pankreas tembelliği (şekerliler), sinir zaafiyeti, romatizma, cilt hastalıkları, cinsel iktidarsızlık, mide zayıflığı gibi hastalıklarda çok fayda verir. Bol idrar söktürür ve vücutta birikmiş su ve üreyi dışarı atar.

• Romatizma ağrılarının hissedildiği eklem ve uzuvlara nar şırası sürüldüğünde, ağrı kesici özelliği bulunmaktadır.

Zencefil, asırlar boyu iyi bir besin ve ilaç olarak güvenle kullanılmıştır. İnsanlar üzerinde yapılan deneylerde zencefilin hiçbir yan etkisine rastlanmamıştır. Zencefil aynı zamanda çok güçlü doğal bir romatizma ilacıdır. Bal ve toz zencefil karışımından hazırlanan macun, günde üç tatlı kaşığı yenildiğinde bel ve bacak ağrılarına, romatizmaya bire birdir. Çinliler yüz yıllardır romatizmayı zencefil ile tedavi etmektedir.



Deve tabanı, eklem yerleri ve romatizma hastalığına da çok iyi gelir. Ayrıca bileşiminde bulunan potasyum, kalsiyum, demir, kükürt, magnezyum ve fosfor nedeniyle çocukların sağlıklı büyümelerine yardımcı olur.




Enginar (Cynara Scolymus)

Tarla ve bahçelerde yetiştirilir. Cynarin içerdiği için karaciğer ve safra kesesinde biriken nikotin, alkol ve yağın vücuttan atılımını sağlar. Kolestrolü dşüürür. Ayrıca vücuttaki amonyak ve kolestrolü azaltır. Bol A ve B vitamini içerdiğinden atardamar kireçlenmesini önlemekte ve safra kesesi rahatsızlıklarını gidermektedir. Ayrıca cinsel gücü arttırıcı, ateş düşürücü, vücudu kuvvetlendirici ve iştah açıcıdır. Romatizma, ishal, sarılık hastalıklarına ve sinirlere iyi gelir.

Erik (Prunus Domestika)

Pek çok çeşidi vardır. Kurutulmuşu kabızlığa karşı iyi bir ilaçtır. Erikleri akşamdan ıslatıp sabah aç karnına yemek, üzerine de suyunu içmek yararlı olur. Zihin yorgunluğu, sinirlilik, kansızlık, mafsal kireçlenmesi, romatizma, karaciğer ve böbrek rahatsızlıklarına iyi gelir. Kalbi kuvvetlendirir.


Kuru fasulye ise şeker hastaları için yararlıdır. Fasulyenin bağırsak temizleyici özelliği bulunur.
Romatizma, siyasit ve böbrek hastalıklarına iyi gelir.

Hardal (Sinapis)

Beyaz ve siyah hardal olmak üzere iki türü vardır. Hekimlikte siyah hardal kullanılır. Hardal; hardal lapası, hardal banyosuve hardal yakısı olarak üç biçimde vücuda uygulanır.
Hardal tohumları ılık olarak temiz bir bezle vücuda sarıldığında, yani hardal yakısı olarak kullanıldığında, romatizma, siyatik, adale ağrıları, kan toplanması, nefes borusu hastalıkları, eklem yerleri iltihapları ve cilt hastalıklarına iyi gelir. Hardal suyu ile ayaklar yıkandığında ayak kokusunu giderir. Yenildiğinde mide suyunu çoğaltır ve iştahı açır.

Romatizma hastaları bilinçli beslenmeli

Prof. Dr.Cihan Aksoy'a göre romatizma hastaları ya da romatizmaya yakalanmak istemeyenler mümkün oldu?unca az kırmızı et, salam, sosis ve yumurta yemeli. Aksoy, "Çünkü bu tür besinler romatizmanın yol açtı?ı enfeksiyonları ?iddetlendiren ya? asitleri içeriyor. Tatlı su balıkları çok az zararlı asit maddeleri ve buna kar?ılık bolca Omega-3 ya? asidi içerdi?inden enfeksiyonları önemli derecede önlüyor. E vitamininin a?rılara ve enfeksiyonlara iyi geldi?ini çe?itli ara?tırmalar kanıtladı. Fakat E vitamininin iyile?tirme a?amasına geçmesi için yüksek dozda alınması gerekiyor. Co?u zaman bu iyile?tirici etkiyi desteklemek için C vitamini de ilave ediliyor" diyor.

Romatizma için en iyi ilaç C vitamini

İngiltere'de Manchester Üniversitesi'nde yapılan ara?tırmaya göre, C vitamini yetersizli?i erken ya?ta romatizmaya yol açıyor.


***

Romatizma hastalı?ının asıl ilacı C vitamini

İngiltere'nin saygın üniversitelerinden Manchester Üniversitesi'nde yapılan bir ara?tırmanın sonuçlarına göre, romatizmaya kar?ı en iyi savunma yöntemi C vitamini yüklemesi. Manchester Üniversitesi'nde romatizma üzerine ara?tırmalarını sürdüren Dr. Dorothy Pattison, "Özellikle 30 ila 50 ya? arasındaki bireylerde çok sık görülen romatizmanın, ara?tırmamız sonunda C vitamini ile direkt bir ba?lantısı oldu?unu gördük" derken, ara?tırma çerçevesinde 1993-2001 yılları arasında 73 ki?iyi incelediklerini belirtti. Bu süre zarfında özellikle C vitamini bakımında zengin meyveleri yemeyen ki?ilerde romatizma ortaya çıktı. C vitamini zengini meyveleri sıklıkla yiyen ki?ilerde ise romatizma tespit edilmedi.