Lokman Hekim’e hastasını tedavi ettiren kişi, “Daha çabuk iyileşmesi için hastamıza ne yedirelim ne yedirmeyelim?” diye sorunca, Lokman Hekim şu cevabı verir; "Acı söz yedirmeyin de, ne yedirirseniz yedirin!"

22 Ocak 2009 Perşembe

Parfüm Nerelerlere Sürülmeli?



Vücut

Parfümler kokularını yaymak için sıcaklık, hareket gibi faktörlere ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle parfüm sürmek açısından vücudun bazı bölgeleri ayrıcalıklıdır:
Sıcak ve nemli noktalar. Koltuk altları, göğüs araları, ense, kulak arkaları ve göbek
Kanın fazla pompalandığı noktalar. Bilek içleri, şakaklar ve boyun.
Hareketli noktalar. Dirsekler ve diz içleri.
Uzmanlardan hoş öneriler:
Coco Chanel “Öpülmek istediğiniz yeri parfümleyin”
Estée Lauder “Parfümü, kolunuzu yukarı kaldırıp tam önünüze sıkın ve yarattığınız koku bulutunun içine girin. Böylece binlerce parfüm molekülü vücudunuzun her yerine konacaktır”

Saç

Saçınızı parfümlemek istiyorsanız, öncelikle temiz olmalarına dikkat edin. Kokuların birbirine karışmaması için şampuanınızı kokusuz olanlar arasından seçin. Saçlarınız kısa ise saç diplerinize, uzun ise uçlarına sıkmanız yeterli olacaktır.
Küçük bir hoşluk:
Saçınızı fırçalamadan önce fırçanıza biraz parfüm sıkın.

Giysiler

Parfümler pamuklu, yünlü gibi doğal lifle dokunmuş kumaşlarda çok kalıcıdır ve rahat yayılır. Sentetik liflerde yayılımı ve kalıcılığı azdır. Parfümün en kalıcı olduğu dokular ise kürkler ve muslin kumaştan yapılmış eşarplardır.
Giysiler parfümlenebilir ama gelişigüzel değil:

- Parfümünüzü ceket ve mantoların astarlarına, etek ve elbiselerin etek baskılarına sıkın.

- Asla giysilerinizi farklı parfümler sıkmayın. Üst üste sıkılan parfümlerin molekülleri iyi bir karışım oluşturmaz ve kötü bir etki uyandırır.

- İpekli giysilerinize parfüm sıkmayın, kalıcı lekeler bırakır.

- Eğer parfümünüzü sık sık değiştiriyorsanız, sadece vücudunuzu parfümlemekle yetinin. Koku zaten giysilerinize de sinecektir.

- Mücevher ve özellikle incilerinizin yakınında parfüm kullanmayın: parfümlerdeki alkol mücevherlerin parlaklığını yok eder ve incileri sarartabilir.

- Giysi dolabınızı parfümlemeyi unutmayın.

Ne kadar şanssızım!'


Üzgün ve pısırık görünüşlü bir Adam barda tünemiş oturuyormuş. Önünde

Bir türlü içemediği bir içki bardağı, suratı asık.. O sırada barın

kapısı açılmış. İri yarı, külhanbeyi tavırlı bir Adam, sert adımlarla

barın tezgahına doğru yürümüş ve pısırık adamı iteleyerek tabureye

oturmuş. Hiç soru sormadan adamın önündeki içki kadehini alıp başına

dikmiş. Elinin tersiyle ağzını kuruladıktan sonra, 'Ne o, neden böyle

Surat asıyorsun, gemilerin mi battı?' diye sormuş. 'Sorma, ben çok

Talihsiz bir adamım' demiş pısırık. 'Neden?' diye sormuş Adam tekrar.

Şöyle cevaplamış pısırık, 'Bu sabah karımla kavga ettik, beni evden

Kovdu. O sinirle işe geç kaldım. Patronum zaten bahane arayıp

Duruyordu, beni işten attı. İşten çıktım, yolda yürürken araba çarptı.

Eve gideyim, belki karımla barışırız dedim, eve gittim ve karımı başka

Bir erkekle yatakta yakaladım. Bu kadarı da fazla artık dedim, kendimi

öldürmeye karar verdim. Tabancayla vuracaktım, silah tutukluk yaptı.

İple asmaya kalktım, ip koptu. Doğalgazla öleyim dedim, faturayı

ödemediğim için gaz kesikti. Eczaneden fare zehiri aldım, buraya

Geldim, içki bardağıma koydum. Onu da geldin sen içtin. Off.. Offfff...